Home / HAKKINDA YAZILANLAR

HAKKINDA YAZILANLAR

TRANSLATIONS FROM HASAN ALİ TOPTAŞ

murat-HAT-1[1]

Aeolian Visions/Versions: Modern Classics and New Writing from Turkey. Eds. Mel Kenne, Saliha Paker, Amy Spangler. Horsham, UK: Milet Publishing, 2013. All translations done at the Cunda International Workshop for Translators of Turkish Literature (CIWTTL; tecca.boun.edu.tr), Six poems from Lonelinesses (Yalnızlıklar, 1993) Translated by Mel Kenne, Şehnaz Tahir Gürçağlar, Ronald …

Read More »

Hasan Ali Toptaş’tan yazarlık dersleri – Murat Tokay

yazarlik-dersleri[1]

Bir Hasan Ali Toptaş metnini okumaya durduğunuzda zamandan ve mekândan azade olursunuz. Harfler, cümleler; o büyülü dil, kokusu, rengi ve müziğiyle sizi uçurur. Uğultulu bir ormanda bulabilirsiniz kendinizi ya da bir dağ başında... Rüzgârın perdeleri savurduğu bir kerpiç evin penceresinde uzakta yanıp sönen ışıklara bakan bir çocuk da olabilirsiniz. Bu mümkündür. Bunu başaran ise pek az yazar vardır.

Read More »

Yazarın sözü, yazının sözü – Semih Gümüş

2057 BASLARKENYALNIZ2.indd

“Metnin iç aklı” diyor Hasan Ali Toptaş. Bu da onun yazıyla ilişkisini iyi anlatıyor. Yazacağı roman için gerek duyduğu bilgileri alıp içselleştirirken, o bilgiyi unutmamak yazarın başına bela olabilir.“Başka bir deyişle,” diyor Hasan Ali Toptaş, “bir metinde her şey yazılmadan önce düşünülmüşse, her şey aklın menzilinde olup bitiyorsa o metin sağlıksız bir metindir. Bu durumda, metnin iç aklı bile hiçe sayılmıştır çünkü.”

Read More »

JUNG IŞIĞINDA HEBA

hasan_ali_toptas_heba[1]

Türk edebiyatının önemli yazarlarından olan Hasan Ali Toptaş, Heba adlı romanında çocukluk, askerlik, evlilik ve ölüm süreçlerinin toplamından oluşan yaşamı boyunca, aynı çocuk saflığıyla yaşayan Ziya’nın içe dönük kişiliğini işler. Bu özelliği, onun reel zamandan çok rüyaların ve fantezilerin dünyasında yaşamasına neden olur. Eşini ve doğmamış oğlunu bombalı saldırıya kurban verdikten on altı yıl sonra kentin kalabalığından uzaklaşıp yerleştiği Yazıköy, bu yönünü besler. Böylelikle doğanın içinde geçirdiği saatler bir ibadete dönüşür.

Read More »

Eli sopalı insanlığın kuş duası

00toptas1-4246-0F74-8AC61-e1366489088124[1]

Heba… Hiçbir işe yaramadan yok olmak, boşa gitmek… Arapçada eskimiş anlamında… Yani bir süreç işi, heba. ‘Ziyan’da olduğu gibi bir anlık bir şey değil, boşluğa, dalgınlığa gelecek gibi hiç değil. Heba edilen, heba olan her neyse, kendine ait bir zamanı var, bir saat, bir ay, bir yıl ya da belki …

Read More »

Uyku ile uyanıklık arası Heba

hebaa-300x169[1]

Hasan Ali Toptaş yedi yıl aradan sonra yeni romanı Heba'yla okuyucunun karşısında. Bunaldığı şehir hayatından kaçıp kurtulmak isteyen roman kahramanı Ziya'nın üzerinden yaşadığımız hayatı sorgulayan Toptaş, insafsızlığın, pişmanlığın, askerliğin ve heder olmuş bir ömrün hikayesini anlatıyor.

Read More »

Sakin Manzaradaki Dehşet-Ahmet Tulgar

hasan ali toptaş, ahmet tulgar

Dil ve kurgu ustası Hasan Ali Toptaş, 7 yıl aradan sonra yeni romanı ‘Heba’ ile karşımızda. Bir askerlik hikâyesi etrafında kırılgan, yalnız, pişman, heba olmuş hayatları; sakin kasaba manzaralarının derinliğindeki dehşeti o etkileyici diliyle anlatıyor.

Read More »

Heba: Kayıp Değerler Kitabı / Şükrü Keleş

hasan_ali_toptas_heba[1]

Zamanı rüyayla, düşlerle çoğaltan Hasan Ali Toptaş, Heba’da insanın niyeti, eylemi üzerine düşündürüyor –kişinin hem kendinin hem de bir başkasının yargılayıcısı olduğu bilgisini akılda tutarak-. Kitabın ruhunda, ister büyük bir şehirde isterse çepeçevre kuşatılmış sınırlarıyla kendine kapanan bir köyde yaşasın insan, yaşama yön verememesinin sessiz iniltisi hissediliyor. Heba’da kendi hakkında karar veremeyen, istemeyen daha da kötüsü kendi hakkında kararlar alsa da istese de bir türlü başkasının bakışından, yargılamasından kaçamayan insanların öykülerini okuyoruz. Kanımca kitapta, insanın gerek kendisiyle gerekse bir başkasıyla karşılaşmasında kaçınılmaz olarak bir değerin harcanacağı bilgisi üretiliyor; bu bilgi, geçmişten alınıp geleceğe iletiliyor.

Read More »