Home / HAKKINDA YAZILANLAR (page 2)

HAKKINDA YAZILANLAR

Hasan Ali Toptaş ve Heba Üzerine | Koray Sarıdoğan

Hasan Ali Toptaş, hem kendi külliyatı içerisinde hem de Türk Edebiyatı içerisinde bir viraj yaratıyorHeba ile. Belirsizlik sunan tüm eserler tedirginlik de sunar, bu doğru. Ancak önceki eserlere nispeten belirsizliği geri çekmesine karşın yine de tedirginliği hat safhada tutan bir roman olarak Heba, bu sefer daha gerçek, daha karşılaşılması mümkün olan, hem bir ülkenin hem de varoluşun “sınır”larında okuyucuyu gezdirerek daha net, daha saf bit tedirginlik sunuyor.

Read More »

Heba: Bir Hayat Kuramamanın Romanı

Toptaş’ı yedi yıl bekleyen okuyucu, “Heba” romanıyla buluştu. Doğrusu, buna değmiş de! Daha önceki romanlarının anlatım tekniklerinden ve özellikle dilinden epeyi izlekler taşısa da, Heba romanındaki kurgusal derinlik ve roman kişileri, daha bir etkili ve görünür kılınmış. Ya da bir başka deyişle rüyalar yoluyla kurgulanan sislendirilmiş varlık (madde), bu kez sisleri epeyi hafiflemiş ve rüyaların aynadaki suretleri daha bir somutlanmış/cisimleşmiş olarak kurgulanmış diyebiliriz. Bu durum, yazarın üretme serüveninde bir aşama olarak görülebilir.

Read More »

“Heba”yı Okuyanlar İçin Bir “Gezi” Yazısı / Şâmil Yılmaz

Yazarlar kapılarını başka hayatlara, yaralanmış ruhlara ve bedenlere, kaçmak için korkuyla koşuşturanlara ne zaman açarlar? Açarlar mı? Kaçış olarak kitap fikrinden bahsetmiyorum. Daha düz, daha doğrudan bir soru: Dünyanın gecesinden kaçış arayanlara kapılarını açan bir yazarımız var mı? Soru bir tarafıyla kolay, cevabı fazla el altında duruyor; karanlığın yüreğinde de gezinseler, gecenin en derin yerine de inseler, kötülüğe ve şiddete ürkütücü bir yakınlıkla da sokulsalar yazarların yaptığı genelde böyle bir şeydir zaten; en çıkışsız mekânda bile, hatta en çok böyle bir mekânda, orada olmayan çıkışın, kurtuluşun, demek ki bir kapı fikrinin yokluğu büyük bir soru olarak kitabın merkezine oturur. Ama aradığım cevap bu ve benzerleri değil. Peşine düştüğüm daha radikal, daha beklenmedik bir jest. Daha azıyla; açılacak kapıyı hazırlayan o ilk jestle başlayarak bir kapıyı kapatalım o zaman: Hasan Ali Toptaş’ın son romanı Heba, ev sahibine teslim edilen bir anahtarla, demek ki bir daha açılmayacak olan bir kapıyla başlar. İlk ve kurucu olan jest negatiftir; bir kapıyı dışardan çekip kilitler.

Read More »

Bir Hasan Ali Toptaş Sergisi: Efendime Söyleyeyim

Efendime Söyleyeyim, Hasan Ali Toptaş’ın hem eserlerinin hem de kendisinin bugünden görülen bir profili olarak kurgulandı. Hayatı üzerine şimdiye kadar yapılan en ayrıntılı söyleşi ve romanlarını kurguladığı dünyası… Eserlerini yabancı dillere çevirenlerin, tiyatroya ve sinemaya uyarlayanların deneyimleri… Türkiye’den ve yurt dışından çizerlerin Hasan Ali Toptaş illüstrasyonları... Şimdiye kadar yayımlanan bütün eserleri üzerine yazılan inceleme yazıları, edebiyat dünyasından dostlarının anıları, okurlarından mektuplar, kendi metinlerinden ve üzerine yazılan yazılardan yapılan alıntılar... Efendime Söyleyeyim, Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Hasan Ali Toptaş’ın hayatı ve edebiyatı üzerine geniş bir çalışma sunuyor.

Read More »

Yazarın Kuramı: Eserimi Nasıl Yazdım?

Hasan Ali Toptaş, yazar- anlatıcı kimliğiyle Uykuların Doğusu kitabının hazırlanma ve tamamlanma evrelerini anlatırken ne İleri, ne Poe, ne de James gibi eserinin ilmeklerini çözümlemeye yönelik bir tutum içindedir. Romanın mimari yapısını biçimleyen görünümleri, bunun kendi üzerindeki etkilerini ve etkiyi okura iletebilmek için bulduğu yöntemleri aktarır.

Read More »