Home / Ziyaretçi Defteri

5 comments

  1. Çilem ulun 28-04-2009
    mimetikkaos.blogspot adlı kişisel sayfamda yayınladığım bir yazı. paylaşmak istedim… Önce radyoda Candan Erçetin’in iç yaralayan sözcüklerini işitmemle başladı her şey:”Geçimsizim bu günlerde/Kimsesizim bu yerlerde/Değersizim bu ellerde/ Gölgesizim her gün her yerde”. Sonra, bir gazetenin ara sayfalarında tam sayfa bir röportaj çekti dikkatimi. Hasan Ali Toptaş’ın zihninden geçenleri senaryolaştırmanın güçlüğünden bahsediyordu yönetmen, bir uyarlamadan bahsediyordu. Kimbilir kaç gün kaç gece sonra, sol kulağında parlak taşlı küpesiyle, doğu ağzının hırçınlığını harmanlayan adamın öğretmenler odasındaki masa üzerine dizdiği gıcır gıcır kapaklarıyla korsan kitap olduklarını pekala gizleyebilen kitaplar arasında gülümsedi bana GÖLGESİZLER. Her sabah aynı minibüste karşılaştığım, ne yer, ne içer diye meraklanmadığım, selam verip de geçmediğim ama çizgileri hafızamın bilmediğim bir yerine takılı kalmış onca insan yüzünden biri gibi oradan,masanın üzerinden, Elif Şafak’ın Aşk’ı ile İskender Pala’nın Katre-i Matem’i arasından bana göz kırpıyordu Hasan Ali Toptaş’ın Gölgesizler’i. Bu kadar rastlantıda bir hayır vardır diyerek parayı küpeli adama uzatıp kitabı kalbime aldım. Kelimenin tam anlamıyla hem de. Bir solukta sözcükleri içmeyi ne özlemişim! Hatta öyle bencilleştim ki kitabın sonlarına doğru, bitmesin diye birkaç gün ara bile verdim. Gerçekle düşün, soyutla somutun, kendimle ötekinin, içimle dışımın birbirine karıştığı, yaklaştığı, birbirinden ayrıldığı noktaların bir berberin camına yansıyışını, bir yılan olup -adı olmayan- Cennet’in oğluna sarılışını, Bekçi olup Hacer’in tenine yayılışını, Güvercin olup kanat çırpışını gördüm. Her sayfada, zihnimde çalkalanan sesleri -bu kez kusmak değil- saçmak istedim önüme gelene. Bir gün benim sandığım her şey birer birer gölge olsa, yok olsa ya da her şey yerli yerinde dursa da bilmediğim bir sokak arasında yolumu şaşırsam, olmayan bir evin kapısında yuvamı bulsam istedim. Kitap bittiğinde bana yadigar atın ayağındaki kan kokusuna eş, Muhtar’ın vazgeçişindeki, çekip gidişindeki heybetle Rıza’nın bıyıklarındaki anason kokusu ve yüce çınarın yapraklarına sinen yaşlı amcaların sessiz merakları kaldı. Ve bir de bir “orta sayfa” haberini alıp yokoluşun resmini çizen bir adama karşı “Bu nasıl bir zihin Yarabbi!” dedirten bir hayranlık, bir merak, bir öykünme var elimde arta kalan.

  2. Mesut Kullar 02-06-2009
    Sayın Toptaş, hatta dostlarınızı kıskanıp affınıza sığınarak teklifsizce Sevgili Hasan Ali; genel ağda duygularımı, düşüncelerimi uluorta açıklama alışkanlığım yoktur -ne de olsa size özel ve fakat sitenize girenin okuyacağı bir betik bu-, ama konuk defterinizi görünce belki de çekingen bulacağınız adetimi bu kerelik gözardı etmeyi yeğledim. Kaç zamandır okumalarım sırasında aklımı hafsalamı karıştırıp yüreğimi titreten bir sıfat, tamlama ya da tümce görsem altını çiziyorum. Sizin roman ve öykü kitaplarınızdaki sayfalarınsa neredeyse her paragrafı çizili! Türkçemize her bir kitabınızın baskı sayısınca katbekat değer kattığınız için teşekkürler… Karşılaşmış olsaydık Harfler ve Notalarınızdan esnilenerek, belki de biraz gülümseşmek adına “Yeni Roman” hakkındaki düşüncelerinizle romanlarınızda “ne anlattığınızı” sormak isterdim! İyi ki varsınız ve ne şanslıyız ki kendi dilimizde sizi okuyabiliyoruz…

    mustafa Çoban 31-05-2009
    daha önceleri biliyorduk biz hasan ali toptaş’ı…o yazdıklarıyla,duruşuyla,sözcükleriyle hala aynı hasan ali toptaş ama kitapları fazla mı vitrine çıktı ne? yani en azından ben bir bestseller köşesinde hasan ali toptaş kitabı görmek istemiyorum..okunsun tabi hasan ali toptaş’ı herkes okusun ama O’nun kitaplarına kitapçıların bestseller köşelerinde para makinası sıfatı konmamalı…

    Ayla Sandıkçı 27-05-2009
    Merhaba ben Bahçeşehir üniversitesi 1.sınıf ögrencisiyim . Edebiyat hocamız Gölgesizler adında bir kitaptan final sınavında sorumlu oldugumuzu ve okumamızı istedi dogrusunu söylemek gerekirse başta sıkıcı olabilecegini düşündüm ama yanılmışım inanılmaz bir kurmaca nın içinde buldum kendimi çok güzel bir anlatımı var sizi tebrik etmek istedim .

    Esma KIYAR 25-05-2009
    merhaba ilk kez “BİN HÜZÜNLÜ HAZ “kitabı ile Hasan Ali TOPTAŞ’ı tesadüfen tanıdım ve gerçekten okuduğum tek kitabından çok etkilendim.Diğer kitaplarını da alıp okumak istiyorum,en kısa zamanda bunu yapıcam.Etkilenmemin birçok sebebi var tabi…acaba başka birzamanda karşıma çıksa böyle etkilenirmiydim diye soruyorum bazen kendime sanırım etkisi aynı olurdu hayal gücüne hayran kaldım.Bunları düşünüp yazabilen nasıl biri diye merak etmeye başladım.Başarılarınındevamını dilerim…

    Mustafa Rıdvan Dağlık 17-05-2009
    Dil kullanımı konusunda birçok yazara fark atmış, romanlarının hangi yöne doğru gideceği tahmin edilemeyen edebiyatımızın son dönem ustalarından Hasan Ali Toptaş’ın yazacağı her türe ait kitabın zevkle okunacağı aşikar. Onun kitaplarını okuyupta duygulanmamak işten bile değil.

    CEMİL NADİR ÖZGÜN 17-05-2009
    Hasan Merhaba.Yıllardır seninle laflardık.Oradan buradan.Ama kitapların üzerine birgünden bir güne iki çift laf etmedik.Şimdi yeni yeni tadımlamaya başladım.GÖKYÜZÜ GRİyi Metro yolculuğum sırasında okudum.Salya sümük ağladım.GÜLÜMSEŞTİLER kelimene taktım.Bilmiyorum böyle bir kullanım olur mu?Harikasın.Her nereyi yazmış isen okuyanı oraya götürüyorsun.Benim bir EDEBİYAT kalmıştı,ukalalık etmediğim.İlla maaşallah o nu da tamam etmiş oluyorum.Yazarken zorlamıyorsun.Ve zorlanmıyorsun..O dikkatimi çekti.Bazı(Sana taktığım isimle-hani o da Ahmet Rasim’in MUHARRİR BU YA,aracılığıyla)başka MUHARRİRLERi okurken ADAMIN ya da KADININ IKINDIİI duygusuna kapılıyorum.Sende böyle duyumsamadım.SAHİCİsin özetle.Uzun yıllar dikkatlerden uzak kalan bir romanının hem sinemaya uyarlanması hem de başarılar elde etmesi ayrı bir sevinç.Şimdi ayırdına vardığıma göre,etraflıca;o zaman “İYİ Kİ VARMIŞSIN”ve “İYİ Kİ VARSIN”.Yanaklarından öpüyorum.l8Mayıs2oo9

    Cömert Öksüz 16-05-2009
    Eserlerinden henüz hiçbirini okuma fırsatı bulamadım.Bu bakımdan üzgünüm.Fakat ismini çok duydum ve bir de röportajını okudum. En hayranlık duyduğum yönü,romanlarını dolma kalem ile ve yerde uzanarak yazmasıdır.

    burhan selçuk erdoğan 13-05-2009
    Sıradışı ve olağanüstü bir üslup. Sevgili arkadaşım seninle gurur duyuyorum.

    Buğra Önal 10-05-2009
    Hasan ali toptaşı sonsuzluğa nokta kitabı ile tanıdım.. muhteşem bir yazar ve kitaplarını takip etmek istiyorum daha çok roman lütfen…

    ibrahim kılıçlı 05-05-2009
    Ben sevgili Hasan Ali TOPTAŞ’ın Osmanlı’da geçen fantastik bir roman yazmasını çok istiyorum ve bunu yaparsa en iyisini yapacağına inanıyorum, bu şekilde hep daha geniş kitlelere ulaşabilir, aynı zamanda da postmodernizmin laf kalabalığını da bu biçimde örtmüş olur, tabii bu yalnızca bir arzu… Teşekkürler…

  3. suna bahçeci 25-09-2011
    Yazılarınızı okuduğum süreler ,algıladığım diğer sürelerden farklı oluyor.cümlelerdeki derinlik duygusu benim zamanımda da derinlikler ,boyutlar oluşturuyor.ben, beni alıp götüren bu cümlelerin yazarına beğenimi anlatabileceğimi zannetmiyorum.yine de sade bir dille TEŞEKKÜRLER.Yaşamın üç boyuttan ibaret olmadığını sizinle daha iyi anlıyorum.

    gamze arun 17-07-2009
    bir düşün içine düşen düşüncelerim zamanla yalnızlaştırdı beni yalnızım derken baktım yalnızlık daha yalnız yalnızlık mı düşündürür bizi düşünceler mi yalnızlaştırır çatalın kaşığın sesine karışamadım oysa öyle isterdim ki kendimden çıkmayı

    Damla Serarslan 17-07-2009
    film festivalinde tesadüfen gittim gölgesizler’i izlemeye. çıkar çıkmaz kitapçıya koşup kitabı aldım. okumak ve bütünüyle kitaba odaklanabilmek için yaz tatilini bekledim. dopdolu bir kitap.. anlattıkları, anlatımı, kelimelerin uyumluluğu, karakterleri.. insan hangisine dikkatini verip, hangi birinden keyif alacağını şaşırıyor. edebiyat dünyasına kattığınız bu değerli eser için, biz okurlara yaşattığınız keyif için teşekkürler..

    Nilgün Zongur 14-07-2009
    Merhaba, Ben yeni sayılabilecek bir okurunuzum. Bin Hüzünlü Haz’ı okudum. Şu an Gölgesizler’i okuyorum. Bu gidişle tüm kitaplarınızı okuyacağım. Yani bir Hasan Ali Toptaş kolik oldum bile. Aklımdan geşenleri, duyumsadıklarımı ya da duyumsamadıklarımı ve hatta birebir yaşamış olduklarımı öyle güzel anlatıyorsunuz ki! Sizi siz yapan da bu işte. Kıskanılası bir özellik. Kıskanıyorum sizi. Yazın ne olur! Bu kadar ifadesiz bir dünyada suskunluklara, maskelere inat, aşık yürekliliğin, sezebilmenin şoşkusundan mahrum etmeyin bizi. Varlığınızı sezebildiğim işin ben de ayrıcalıklı hissediyorum kendimi. Teşekkürler.

    Tayfun Çetinkaya 10-07-2009
    uzun süredir okuduğum kitapları yarıda bırakıp, sıkılıp atıyordum. Gölgesizleri 2 günde soluksuzca okudum, her sayfada cümlelerin verdiği hazla “vay bee” nidaları attım. nasıl bir anlatım diliniz olduğuna ve nasıl bir betimleme yaptınıza hala şaşıyorum. fevkalede…

    ERSİN ALTAY 09-07-2009
    Ağustostaki tatilimde okuduğum on kitabınızdaki alıntılara bakacağım.Bunun yanında tatil ne ki.”Hatta gün gelir üzerinde ot bile biterdi bu rüzgârların.”diyen yazarım onca edebi haz dolu eser sonrası ,Nobel ne ki.

    ibrahim Çintay 09-07-2009
    Tüm kitaplarını okudum ve bu yaz ki okuma programımda kitaplarını yeniden okumak olacak.Kış senle güzeldi yaz da senle güzel geçecek,güz de avcunu yalasın…

    Ozge Orhan 04-07-2009
    Iyi ki bir gün tesadüfen, girmeyi düşünmezken girip dolaştığım kitapçıda Hasan Ali Toptaş’ın henüz adını duymamışken, gördüğüm kitaplarından iki tanesini alıp, cümleleriyle tanışmışım. İki kitabın da içindeki açtığım, ortalara denk gelen tek sayfa yetmişti bana. Tesadüf ya da sezgi.. İyi ki tanışmışım dedirten ender yazarlardan!

    Gazel Saner 07-06-2009
    Bin Hüzünlü Haz’zı okuduğumda, mikroskobik bir kalemle yazılmış, demiştim.

    melike tuna 03-06-2009
    Yazarı bir kitabı ile eleştirmek ne kadar doğrudur bilmiyorum ama hayatımda okuduğum en sıkıcı kitap Gölgesizler diyebilirim.Kendimi çok zorlamama rağmen sonuna gelemedim.Böyle bir köy insanın kafasında nasıl canlanır,nasıl kağıda dökülür bilmem.Romanın bir amacı olması gerektiğine,kitabı kapattığımda insanca duygular hissetmeme sebep olmasını isterim.İnsanların amaçsız,olaysız çalışmadan sadece düşünerek yaşadıkları bir hayal köyü, sanırım yazar hayatı boyunca emekçi insanlar ile birarada olmadı..

  4. Süleyman KOYUNCU 12-05-2012
    Ben Ankara kolejinden Yağmur Koyuncu’nun babasıyım.Bu gün yapılan sempozyumda kızıma edebiyat zevki aşıladığınız ve yüreklendirdiğiniz için sonsuz teşekkürler.Saygılarımla

    Meral Üst 15-03-2012
    Ben kitaplarınızın hepsini, kiminde zorlanarak kiminde kolayca akarak ama bir tekini bile yarıda bırakmadan okuyan azimli bir okurunuzum. Emin olun kitaplarınızı bir kez daha bir kez daha okuyacağım. Ama ayıp olmazsa sorabilir miyim yenileri yolda mı???

    Zuhal Özden 05-03-2012
    Bazen bir söz, bir insan sizi bir basamak yukarı çıkarır, ya da bir level atlarsınız ilk okuduğum kitabınızda şimdi tüm kitaplarınız var kütüphanemde iyi ki varsınız iyi ki yazıyorsunuz kadınların davranışları hakkında bir şey daha öğrenmiştim. eşyaların diline tercüman olmuştun benim gözümde. birbirini seven kahramanlarınızın evinde tencere kapakları bile sevinçle parlayıp neşeyle çınlıyordu sonra adam hastalandı hiç kıpırdayamaz oldu kadın önce kalın kadife perdeler aldı evine, sonra kocaman bir masa işte o zaman daha iyi anladım kadın hallerinin dışa vurumunu

    derya adak 08-01-2012
    Hasan Bey sizin kitaplarınızı tesadüfen arabamda buldum ve okudum çok beğendim( sanırım arkadaşım unutmuş)…Sonra başkalarını okumaya başladım.Hepsinde farklı bir dünyayla karşılaştım.Yeni kitaplarınızı sabırsızlıkla bekliyorum…

    ELİF TAŞKIN 23-12-2011
    iki kitabınızı okudum çok güzeldi

    simge 08-12-2011
    Golgesizler…!!! Hayatimda okudugum en guzel kitap. Ruhunuza, yüreğinize, kaleminize sağlık.inanir misiniz her sayfayı ikiser kere okuyorum. Kitabin çekim gucu altindayım.

    Sevil YILDIZ 17-11-2011
    2 yil once,bir soylesisinde, cocuklugunda okumaya yazmaya olan hevesini anlatirken tanistirmisti beni.. O gunden sonra bir cok ani doner durur aklımda ve bir cok cumlesi hala..Herkesin bir Bekir YILDIZi var biliyorum.Benim Bekir YILDIZim Hasan Ali Toptastir.

    Metin DEMİR 01-10-2011
    Sevgili Hasan Ali, yıllardır görüşemiyoruz ama başarılarını takip ediyorum. Herşey gönlünce olsun.

    Ersin KARABULUT 29-09-2011
    kendi dünyasına indirgeyip birebir yaşamasını sağlıyor. Sizin gibi bir yazarı geç de olsa tanıdığım için çok mutluyum:) Kitaplarının içinde kaybolmak büyük bir keyif HASAN ALİ USTAM:)

    savaş tari 29-09-2011
    gerçeklik nedir sorar hale getirdiniz beni…evet bazen dikkatle baktığında gerçeklik bizim sözcüklerimiz ve istediklerimiz.herşey birer hayal sizinle.ayaklar hep havada.sankı oraya basarsak iz tıpkı kalem ve atılan imza halini alacak..biziz gerçeklik..sevgiyle..

  5. Serdar Çağdaş Acer

    Acaba Hasan Ali Toptaş’ı Ankara’da görüp tanışma, kitap imzalatma gibi bir şanşımız var mı ? Ankara’da kitaplarını yutarak okuyan okuruna 5 dakika bile olsa zaman ayırabilir m ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir